Islak saçlı bir kız vardı...
Senin için ıslanmıştı,
Gör diye gerçek onu.
Yağmurlu kaldırımlarda kahkahalarla yıkanmıştı.
Olur da bir gün tanık olursan garipseme diye.
Veremezdi çünkü asla kendinden ödün.
"Bil diye söylüyorum, en mutlu anlarımdan biriydi!"
Islak gözlü bir kız vardı...
Senin yüzünden ıslanmıştı,
Görmedin diye onu.
Kuru kaldırımlarda hıçkırıklarla sarsılmıştı.
Olur da bir gün anlarsan hafife alma diye.
Veremezdi çünkü asla senden ödün.
Kuruyken okşadın saçlarını.
Gülerken tattın bakışlarını.
Ellerini tutmaya ramak kaldı.
Bırakırsan kendi korkularını.
Islak kalpli bir adam vardı...
Geçmişinden kurtulamamıştı.
Bilsin diye kız bunu,
Sert dokunuşlarla canını yakmıştı.
Olur da bir gün kız sırtını dönerse hazırlıklı olsun diye.
Veremezdi çünkü asla kimseye bir şans daha.
Değişti...
Bilmezken kapıldı.
Elinde olmadan baktı.
Seviyordu işte,
Daha ne lazımdı?
Geçmişte zaman dardı,
Ama gelecekte zaman vardı.
En son gördüğümde elele tutuşuyorlardı.
Adımları koşar gibi yağmurun altına;
Birlikte ıslanmaya...
Bazen zaman gerçekten bekler.
Bazen duygular gerçekleri ister.
Bazen gerçekler duyguları çeker.
Bazen bekleyen zamanı yener.
14 Kasım 2010 Pazar
11 Kasım 2010 Perşembe
İçimde kaldı!
Çilekli bir pantolon vardı...giyermisin emin olamadığın ama dolabını onsuz da istemediğin kıyafetler vardır ya, işte onların başıydı benim için. Ne oldu? Almadım tabi, zeki zihniyet, mantıklı kişilik, bıraktım çektim geldim Amerikalara.
Evet, pişmanım.
Geceleri yatağımda uyanıp çilek sayıklıyorum.
Aaa bir de sarı kadife vardı böyle.
Alışverişte anı değerlendirememek; başıyım, profesyonelim.
Evet, pişmanım.
Geceleri yatağımda uyanıp çilek sayıklıyorum.
Aaa bir de sarı kadife vardı böyle.
Alışverişte anı değerlendirememek; başıyım, profesyonelim.
mavi ekran
şeftali tadında likörüm,
ve kötüye kullanılmış düşünceler.
ellerin hazırda beklemede,
ben unutmuşum belki, ama bundan sanane.
bırakmış gibi yaptığın çocukluk,
hala da ellerine hapis bir yaramazlık.
oturuyorsun, sakin ve huzurlu.
öyle olduğunu zannet, ta ki kafandan çıkıp gelene kadar geçmiş.
düşünüyorsun, objektif, olgun.
öyle olduğunu zannet, ta ki hislerin yalanlayana kadar sandıklarını.
bazen delirmek istiyorsun,
top havuzunda hakimiyet ilan etmeye benzemez hayat.
kendini kendine mi yoksa daha çok bana mı kanıtlamak istiyorsun?
ben çok sıkıldım deyip,
onay bekleyip,
sonra birden bire kalkıp gidelim istiyorsun.
şimdiki zamanı geçmişe armağan edelim,
orda dönüp dönüp eğlenelim istiyorsun.
evet desem mavi ekran vermez belki bu zayıf bünyem her tahminsiz belirmede.
peki ya kolay olsaydı istediğin?
ve kötüye kullanılmış düşünceler.
ellerin hazırda beklemede,
ben unutmuşum belki, ama bundan sanane.
bırakmış gibi yaptığın çocukluk,
hala da ellerine hapis bir yaramazlık.
oturuyorsun, sakin ve huzurlu.
öyle olduğunu zannet, ta ki kafandan çıkıp gelene kadar geçmiş.
düşünüyorsun, objektif, olgun.
öyle olduğunu zannet, ta ki hislerin yalanlayana kadar sandıklarını.
bazen delirmek istiyorsun,
top havuzunda hakimiyet ilan etmeye benzemez hayat.
kendini kendine mi yoksa daha çok bana mı kanıtlamak istiyorsun?
ben çok sıkıldım deyip,
onay bekleyip,
sonra birden bire kalkıp gidelim istiyorsun.
şimdiki zamanı geçmişe armağan edelim,
orda dönüp dönüp eğlenelim istiyorsun.
evet desem mavi ekran vermez belki bu zayıf bünyem her tahminsiz belirmede.
peki ya kolay olsaydı istediğin?
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
